|
|
October 24

BİR AŞKI YAŞAMAK,SEVMEK,BU KADAR ZOR OLMAMALIYDI.
KİME TUTUNSAM BENİ YARI YOLDA BIRAKTI.
OYSA İSTEDİĞİM ŞEY,BENİM SEVDİĞİM KADAR ONLARINDA BENİ SEVMESİYDİ.
ACI ÇEKMEK,YAŞAMIMIN OLMAZSA OLMAZI OLDU ARTIK.
ŞİMDİ KENDİMİ AKIŞA BIRAKTIM,BİLİYORUM Kİ HİÇ BİR ŞEY DEĞİŞMİYECEK...
YORGUN53 İLKER UZUN...
Yazma artık dedi içimdeki ses…
Umut yok, mutluluk yok satırlarında…
Sadece aşk ve нüzüη tamamlıyor her cümle sonunu…
Beni en iyi tanıyan, en iyi bilen içimi dinledim, baraktım kalemi kâğıdı…
Diyemedim ki; aşkın olmazsa olmazıdır нüzüη…
нüzüη уσкѕα єкѕιктιя αşк… αşк уσкѕα єкѕιктιя уαşαм…
нüzüη вєηιм α∂ıм, нüzüη ѕєηιη уüzüη…
α∂ıм… нüzüη… уüzüη…
Eksildim kaç kere, kaç kere çoğaldım yeniden…
Kaçıncı kucak açışım aynı aşka,
kaçıncı vazgeçişim bilemedim…
Susuyorsun deme bana…
Susuyorum işte, sana susuyorum…
Susadıkça ellerine, нüzüηℓєяιм çoğalıyor…
Yazmadan dökemiyorum içimdeki zehiri,
Beyaz bir sayfayı karalamadan, kendimi temize çekemiyorum…
Sustur içindeki ümitsizliği diyorsun, yüreğim hepten susuyor…
Yüreğim sustukça sana susuyorum…
Ve susadıkça gözlerine, yangınım büyüyor…
Yüzüm bahara koşuyor, içim aşka…
Sen, aşk, bahar,нüzüη…
Ne güzelsiniz bir arada, bahar sana,
sen aşka, aşk hüzne ne güzel yakışmakta…
Sen hala нüzηü bırak diyorsun,
seni bırakmak mı şaka ediyorsun, deyip üstünde durmuyorum…
ѕα∂є¢є ѕυѕυуσяυм... ѕυѕтυкçα ѕυѕυуσяυм…
ѕυѕα∂ıкçα уüяєğιηє, уüяєğιмι zαρт є∂ємιуσяυм…
YORGUN53 İLKER UZUN...

  
Bu gece seninle son kez buluşuyorum Son kez kadeh kaldırıyorum şerefine Ve son kez dinliyorum şarkımızı Bu gece uzun olacak biliyorum Çünkü bütün sonları yaşayacağım bu gecede Son kez bakacağım en güzel resmine Bir kez daha anlatacağım aşkımı Sana anlatır gibi Belki yüzbininci kez Ama bu son olacak Sonra dans edeceğim hayalinle Yorgunluktan düşene kadar Hiç durmadan dans edeceğim Çünkü son dansımız olacak Ve son bir şiir yazacağım senin için Son sigaramı içerken karalayacağım mısraları Acıyı, sevinci, gözyaşını sığdıracağım bir sigara paketinin üstüne Yeşili anlatacağım ve maviyi Bir mısrada beyaz olacağım Bir mısrada siyah Seni yazacağım tüm çıplaklığıyla Ve gün ağardığında son kez Doğduğum günki gibi Güneş yüzüme vururken Senin için son kez öleceğim...


Çok iyi bir oyuncu oldum sonun da! yanlızlar oyunun da bir rol kaptım kendime. Hem de! baş roldeyim… Ama tebrik etmem gereken sensin biliyorum! Bu senin başarın ve ben seni ayakta alkışlıyorum bugün… Zaten benden başka oyuncu da olmayacak bu sahnede,öyle replik falan da yok ezberleyeceğim ,sadece bir hüzün olacak gözlerim de ve dudaklarım kıvralacak alaycı bir kendini küçümseyişle… Sen seyretmeyeceksin bu oyunu,öyle seyircide gelmeyecek izlemeye sadece bomboş bir salon ve kocaman bir sahne sahnede ben! Ve sessizlik hüküm sürecek … Kapalı gişe de kapalı bir oyun benimkisi, sahne hafif loş olacak benim gölgem ise perdelere vuracak biraz boynum bükük,birde ellerim boşluğa uzanacak… Ağlama sahnesi yok bu oyun da!gözlerim hüzünlü ama mutlaka kupkuru kalacak… Bu gece ilk oyunum biraz heyecanlımıyım ne? Ama yok başarmalıyım mutlaka! Senin yüzünü kara çıkarmamalıyım,ve bu gece en iyi yalnızları ben oynamalıyım. Göreceksin! asla yılmayacağım öyle heyecandan korkup saklanmayacağım perde arkasına… İşte o an geldi perdeler açılıyor ve ben yerimi alıyorum sahnede! Kulaklarım uğulduyor.. Birazda midemde sancı var! ama olmaz şimdi vazgeçemem, iyi bir oyuncu olmayı sen öğrettin bana ve şimdi benim oyunculuğumu kanıtlama zamanım…
Sahnedeyim artık ve...
‘’ YANLIZLIK’’ başladı…

İLK DEFA SEVİYORUM
Ben seni bir okyanusun derinliğinde buldum da sevdim Parlak bir inciydin benim için, paha biçilmez bir inci… Ben seni soğuk ve yağmurlu bir günde Seni düşünürken gülüşündeki sıcaklığın içime dolup da Beni sardığı bir anda sevdim. Seni sadece selvi boyun, siyah saçların ya da kara gözlerin Güzel bir yüzün var diye değil Fikirlerinle, konuşmandaki güzelliğin Ve benim o kor halde yanan yüreğimle sevdim...
Ben seni derinden ve hissederek sevdim Her kalp atışımda vücudumun dört bir köşesine yayıldığını Beni sardığını her nefes alışımda ciğerlerime işlediğini bilerek sevdim Yaz sıcağında uyuyamayıp sıkıntılarım olduğun Ve rüyalarımda buluştuğumuz gecelerde sevdim Seni ellerinden tutup kanımın kaynadığı Kalbimin yerinden fırlayacağını hissettiğim anlarda O ıslak dudaklarınla beni sevdiğini söyleyeceğin anları düşünerek sevdim Ben seni o sensiz anlardaki boş ve değersiz geçen dakikalarda Kayıp zamanlarımızda, seni arayıp bulamadığım Çaresizlik içinde olduğum, içki sofralarını dost bildiğim anlarda sevdim Sen ne kadar uzak olsan da, Aramızdaki kilometreler nasıl çoksa Bende seni o kadar yoğun ve o denli çok sevdim Seni kalbimde yanan ateşin ile Zihnimde oluşan hayallerin o ay parçası çehrenle Bana derinden bakan o gözlerindeki ışıltıyı göreceğim anları beklerken Kalbimin yanıp tutuştuğu anlarda Gelip o bu ateşi alevlendirerek Bana sarılarak beni sevdiğini söyleyeceğin anları düşünerek sevdim Korkuyorum! Hakkettiğin mutluluğu sana verememekten korkuyorum. Seni beni sevdiğinden fazla sevememekten korkuyorum. Senin sevgine layık olduktan sonra başkaları tarafından o sevgiyi kaybetmekten korkuyorum. Seni kazandım derken kaybetmekten korkuyorum. Aramızdaki maneviyat haricindeki uçurumlardan korkuyorum. Senin kalbini daha fazla kırmaktan korkuyorum. O temiz ve masum gözyaşlarını daha fazla akıtmaktan korkuyorum. Evet, korkuyorum;seni kaybetmekten, seni daha fazla üzmekten... Sana kendimi ifade edememekten korkuyorum.Ya da yanlış anlaşılmaktan korkuyorum. Uçurumun kenarında yalnız kalmaktan korkuyorum. Dostluğuna doyamadan uluorta yalnız kalmaktan korkuyorum. Yüreğimdeki o ince sızının bir gün çoğalmasından ve beni sarmasından korkuyorum. Sevgi denen güzelliğinin bir gün beni terk etmesinden korkuyorum. Dostluğun ölüp yerine nefretin yeşermesinden korkuyorum. Korkuyorum evet;seni kaybetmekten ve seni daha fazla üzmekten... Bir çiçek misali ne ellemeye nede koparmaya kıyamıyorum Uzaktan seyrediyorum çünkü; Seni daha fazla incitmekten korkuyorum. Ömründe yaşadığın mutluluğu huzuru sana yaşatamamaktan korkuyorum. Sana kalbimden fazlasını verememekten korkuyorum. Sonunda sana gözyaşından başka bir şey bırakamamaktan korkuyorum. Seni sevmekten değil;dostluğunu suiistimal etmekten, Seni kaybetmekten ve değerini bilememekten ve Yüce Rabbime hesap verememekten korkuyorum. Belki de çok fazla korkuyorum...
ÇÜNKÜ BEN iLK DEFA SEVİYORUM...
YORGUN53 İLKER UZUN...
Her şey yalan olabilir…
Ve hiç duymadığım yalanları söylemiş olabilirsin...
Kafamda dolaşırken binlerce soru işareti...
Sana dair tüm bilinmezliklerim ve yarım kalmışlıklarım...
Seni savunacağım kendime karşı
Yalan olabilirsin…Yalancı da…
Ama sen benim doğrumdun!!!...
Elimde yine yorgun kalemim, Zamansa yoğun bir güne hapsolmuş bir ikindi vakti... Kalemim, kâğıdıma gözyaşı dökmekte sanki...
Güneşin biraz suskun, bi o kadar da üzgün batışında akşam olmakta. Gözlerim bir yüreğimden kaleme dökülenleri, Birde gelmeyeceğini bile bile kapının kolunu yoklamakta...
Her geçen satırda biraz daha artmakta boşluğun, Her geçen dakika biraz daha koymakta yokluğun, Hani nerde an tanımaz deli sevdan, Hani nerde kış günü kalbimi terleten sonsuz aşkın, Nerde verdiğin sözler, yalan mıydı ölene kadar benim olduğun.
İşte ikindiyi de öldürdük aşkımızı öldürdüğümüz gibi... Güneş yine üzgün bakıyor her aşkın batışında olduğu gibi, Kelimeler biraz daha gözyaşına batırılmış çıkıyor bükülmüş dudaklardan, Yürek biraz daha titriyor baharın ortasında kışta kalmış gibi.
Sen…; baharda yağan zamansız kar tanesi, Ben…; bahara kanıp kara düşen aşk yorgun'u...
Sen…; yalanlarla aşk satanların ilk adresi, Ben...; sattığın son aşkın ta kendisi...
Ben yanlış mevsimde, Sahte sevgine düşmüş, Aşk yorgun'u
รﻪĸlﻪժıო รﻪռﻪ էüო հﻪկﻪllεгﻨოﻨ....
’'Yalnızlığını anlat bana… ‘’ Aldım elime kalemi, boş bir sayfa buldum sen’li yazılarımın arasında…
Yalnızlığı beklemeye koyuldum, beyaz düşlerime esir olan karanlık odamda Geldi, sensizliğin çarpıcı boşluğunda... Nefesim daraldı, yuttum içimde her n‘e varsa… Dört duvar dillendi sessizliğimden!
Sustu yakarışlar… Taştı sessizlik içimden… Kelimeleri karanlığa bıraktım hissedilebildiğince ! Ben konuştum, ‘o’ dinledi… Ansızın, sustum… Sessizliğini dinledim... Dinledikçe, Sevdim sonu çığlık olan yalnızlığı... Sarıldım kuytu gecelerde birtek o’na…! Ne bir şikayet ne bir bıkkınlık... Sevdim gecelerimde, adı yalnızlık olan, sessiz çağrını… O’na rehin bıraktım ruhumun derinliklerini...
Yine yalnızlığa alabildiğine konuştuğum bir gecede, Hayallerim düştü gözlerimden birer birer.. Yüreğimi gördüm karanlığın en ücra köşesinde.. Lime lime oldu gözlerimin önünde.. Tutamadım... Yetişemedim yüreğime ! İşte o gece, yalnızlığa yakardım sayfalarca.. Ben konuştum... Yine ‘O’ dinledi..
Öyle sessizdi ki.. İsyana meyilli sorularıma, cevap olamadı yalnızlığım.. O sustukça, ben haykırdım çaresizce.. Olmadı.. Sensizliğe çare olamadı… Duvarlarım yıkıldı benliğimin üzerine.. Nefesim daraldı, bu kez acıyla… Yutkundum, her kelimeyi yüreğime batırırcasına ! Sebebim oldu, her hecesi yüreğimi yakan kelime… Yalnızlığı, yalnızlığa anlattım gecelerimde...
Pabucu dama atılmış hayallerime ağladım karanlığın yaralayıcı boşluğunda …
October 05
GELME
Aralıksız batan sözcüklerinin,
an be an yüzünü ölüme çevirdiği yerden yazıyorum sana.
Dinleme. Ne bundan önce söylediklerimi ne de bundan sonra söyleyeceklerimi... Bu defa dinleme! Attığım her adımda bir parça daha yıkılan duvarların altında kalmaktan,
ayıramadığın dakikaların geceler boyunca sinirini taşımaktan yoruldu ruhum.
Ben çabuk yoruldum.
Hiç bir masalın kahramanı olamayacak kadar uykum var.
Sesinden esirgediğin yüreğin gibisin.
Varlığının bir anlamı olsun derken,
sen en çok da anlamsızlığa yakıştın nedense.
Oysa bu değildi sana dair başlattığım yolculuğun sonu.
Böyle olmamalıydı. Adresimi de sil adımlarından;sanırım bundan böyle evde olmayacağım. Nefesimle çoğalacakken, nefesimi tıkadın sen!
Geçen her günde,
soyunurken tüm kelimelerim yavaş yavaş sana, sen,
durdurak tanımadan yeni bir kıyafetle çıktın karşıma. Parmak uçlarımda kaybediyorum sıcaklığını.
Yazdıkça uzaklaşıyorum sesinden, teninden ve bakışlarından Seni unutmak istiyor kalbim çok acıyor.
Susuyorum ağlamıyorum sensizliğe alışıyorum artık,kan yaşları akıtıyorum. hava kararmaya başlayınca, daha çok arıyorum sanki seni.
Soğuktan mı korkum, karanlıktan mı, sensizlikten mi, yalnızlıktan mı, nöbetlerimden mi, çaresizlğimden mi?... Bil(m)iyorum....____________Kahırdan Artık hissetmiyorum...
Unutmaya başladım; kokunu, sevdiğin şeyleri, söylediğin şarkıyı, bana bakışını, sevişini, sarılışını...
Yaşadık mı sahi senle? Gülüyordum galiba..Sen yüzüme çok yakıştığını söylüyordun gülmenin.
Ben gülünce sen gülüyordun.
Sen gülünce denizler duruluyordu gözlerinde.
Şimdi fırtına var.
Gülmek bana yakışmıyor (mu) !! Edebiyatı seviyor(d)um.
Sana olan aşkımı yüreğimden sonra en iyi o anlatıyordu.
Ben de hep yazıyordum. Bak yine yazıyorum... Küstüm, Gel____(me) artık. Aşk acı çekmekse Sev____(me) artık. Kara gecelerde ben bulurum yoldaş kendime, Kork____(ma) Çekmem fişini hayatın!!! Yoruldum, Kuramıyorum artık. Nolur, Gel_____(me)!!
Bunların sadece hâyâl olduğunu kimseye söyleme.
Herkes ben gelmeni istemiyorum diye bilsin.
Ne olur __________Gel be...
YORGUN53 İLKER UZUN...
BİR FOTOĞRAFA... Karşımdasın işte... Bana bakmasan da oradasın, görüyorum seni. Ah benim sevdasında bencil, yüreğinde sağlam sevdiğim. Kalbime gömdüm sözlerimi, ceset torbası oldu yüreğim. Tıkandığım o an, elimi nereye koyacağımı şaşırdığım o an işte, aklımdan o kadar çok şey geçti ki takip edemedim.
Ellerim boşlukta, ben darda kaldım. Ellerim buz gibi, ben harda kaldım. Bir senfoni vardı kulağımda çalınan, bitti artık hepsi... Köşeme çekildim, hani hep kaldığım köşeme. Bakış açım belli oldu yine. Geride kalan, ardından bakar gidenlerin. Bir meltem olacak rüzgarım dahi kalmadı benim. Dağlara çarptım her esişimde. Yollara küfrettim her gidişinde.
Demiştim sana hatırlarsan: "Önemli olan 'zamana bırakmak' değil, 'zamanla bırakmamak'tır..." Şimdi bana, geçen o zamanın Unutulmaz sancısı kalır.
Gittiğim eğer bensem, söyle bana kimden gittim? Sende yoktum zaten ben, ben yine bende bittim...
YORGUN53 İLKER UZUN..
EYVALLAH SEVDİĞİM
Her gidişinde şiir yazdım yokluguna… Yüzüne söyleyemeyip satırlara döktügüm sözler teselli etti beni. Yoklugunda seni yaşamaya,hayallerinle yetinmeye öyle alışmış ki yüregim… Varlıgın yetmiyor ! Hayallerimdeki ‘’Sevgili’’ sen degilsin ! Yıllardır içimde büyüttüğüm ‘’Aşkım’’ sen degilsin ! Yoklugundaki hayallerine aşıgım.
Yılların sevgisini bir gecede bitirecek kadar gözü karayım artık ! … Bu kez (ilk ve son kez..) ‘’Ben gidiyorum.!’’ Eyvallah Sevdigim … ‘’Beni yarı yolda mı bırakıyorsun ?’’ deme…Sus ! Duygu sömürüsü yapma ! Yetmedimi yıllardır sevgimi sömürdügün ??? Hiçbir gidişine ‘’Dur gitme’’ demedim… Sus Sevgili ! ‘’Gitme’’ deme. Gözümde büyüdüğün o yerinde kal….Düşme !! Çocuksun anlamıyorsun diyordun ya.
Belki çocuktum türlü oyunlarını fark etmiyor anlamıyordum. Büyüttü ihanet(ler)in benide … Masum çocugun gidiyor bu kez belki (ilk ve son kez…) Eyvallah Sevdigim… Seviyorum inkar etmem …
Kaç yılın aşkını bir gecede silemem… Belki bu kez sende seviyorsun : Bakma güldügüme inanıyorum sevgine.
Sadece şaka gibi geliyor … Artık çocuk degiliz kandırmayalım birbirimizi. Oyun degil yaşadıklarımız. Oyuncak degil kalplerimiz !... Uzatmayacağım veda cümlelerini… Beceremem bilirsin … Her defasında senin söyledigin gibi,,güzel bahanenle bitireyim bu aşkı … ‘’Gitmem gerekiyor üzülme’’ !!! … Bu kez belki (ilk ve son kez) … Eyvallah Sevdigim… Sözüm sözdür…Ben sen degilim ‘’Dönmeyecegim’’ …
YORGUN53 İLKER UZUN...

Bilmezdim sevginin de Bir Rengi Olduğunu An olur, deli sevdamın suskunluğunu yüklenirim bir başıma. An olur, buluşur yüreklerimiz en masum sevda yollarında. Umut ki, bitivermiş daha yolun en başında… Ne yolumdasın ne yolsun sen bana… Bilmezdim ışıksız yollarda umuda kavuşmanın yorgunluğunu, Bilmezdim, umudun bir renginin de siyah olduğunu. Gece olur, en parlak yıldıza takılır dalar gözlerim… Gece olur, aniden kayar gider yokluğuna yıldızım. Gölgen ki, düşüvermiş kalbime… Ne yakınsın ne uzaksın sen bana. Bilmezdim hayalinin aynalarda da konuştuğunu… Bilmezdim, gözlerinin gökyüzünde de durduğunu. Gün olur, buz dağından kopan bir buz parçası kadar soğuk, Gün olur, ısıtır evrenimi güneşimin içime çizdiği ufuk… Sevgin ki, yakıvermiş ateşiyle, Ne sıcaksın ne soğuksun sen bana... Bilmezdim sevginin de ateşten bir gül olduğunu… Bilmezdim, gökkuşağının da çiçek gibi solduğunu. Mevsim olur, damarlarımda dolaşan kan cehennem sıcağında kavrulur. Mevsim olur, yüreğimde kopan fırtınalar kızgın çöllere savrulur. Şefkatin ki, sarıvermiş ruhumu… Ne ellerindeyim ne ellerimdesin sen bana Bilmezdim yağmurun suyu da hasretiyle kuruttuğunu, Bilmezdim, çölde gezinen yaralı bir ceylanı yüreğinden vurduğunu… Neşe olur kahkahalarla ağladığıma güler geçerim… Neşe olur, mutluluğu martıların sesinden dinlerim. Gülümseyiş ki, dönüvermiş hıçkırığa içimde… Ne yalansın ne doğrusun sen bana… Bilmezdim bir gülümseyişin kadehlerde gözyaşı sunduğunu. Bilmezdim, dudaklar gülümserken yüreğe kan dolduğunu. Son olur, ayrılık heceleri bir bir kıyıya vurur… Son olur, sözler biter şiirler nağme nağme konuşur. Adın ki şiir oluvermiş dudaklarımda, Ne aşkımsın ne canımsın sen bana. Bilmezdim her aldığım nefeste ölümü soluduğumu, Bilmezdim, canımsın dediğim minik kuşumun kafesinden kanatsız uçtuğunu…
YORGUN53 İLKER UZUN...
ALLAH'ından bul...Ben Susuyorum..!!!!
Oyuncaktım ben hayatın elinde..Kolu bacağı kırılmış..Saçları yıpranmış..Eli yüzü çizik içinde.. Hırpalandım oyunu seven bebeklerin elinde.Yarınımı kaybettiniz..Sildiniz tüm umutlarımı.. Hiç hakkım yoktu benim sevmeye..Sevilmeye. Söyle bana hakedecek ne yaptım bunları..!Benmiydim yalandan seven, Benmiydim unutmam diyipte giden..!Kızgınım sana..Vurdumduymazlığına..En çokta kendime..!!!! Nasıl inandım neden değer verdim diye..Unutmuş seni gömmüştüm geçmişe.. Neden hatırlattın kendini söyle niye..!Hakedecek ne yaptım bunları.. Sevmeye yokmu bu kalbimin hakkı.Sevilmeye değmezmiydi bu zavallı.. Yıktın beni yıkıklarımın üstüne..Zaten çokça kırığım vardı cebimde.. Oyunu hiç sevmedim,keşke değmez olsaydı elin elime.. Kalbimi kirlettim senle..Lekeler çok derinde. Ben bir kez daha aptal yerine konmanın acısını taşıyorum içimde. Hakedecek ne yaptım..Sevilmeye değmezmiydi yüreğim. Sahte o kadar çok yüzün varki,yine onlardan birindesin.. Sen kalbi olmayan zavallı birisin. Kaybettiğim tek şey gururum..Onuda bundan sonra korurum.. Senin için lanet etmiyorum.Değmezsin biliyorum. Bu sefer o kadar iyimser değilim mutlu olmanıda dilemiyorum.. ALLAH'ından bul...Ben Susuyorum..!!!!

SUSTUM
Suskunluğumda bul benliğimi. Artık ne gözyaşımda Ne de ıslak sesimde bulacaksın sevgimi. Sustum Ve gömdüm duygularımı... Nedensizliklere sarıldım da Büküldü omzum, Dayanamadı yüreğim. Sustum can tanem, Kilitledim dişlerimi, Sıktım yüreğimin dudaklarını Ve sen olup da Kıvrandım acılarına... Dokunma yüreğime, Kanı çekildi damarlarımın. Dağlar acıdı Yağmur sustu Duyan yasta... Şimdi ey canda canım Unutmadan sendeki beni, Vermeden düşlere kara sevdanı, Kapat gözlerini ve N'olur dökmeden gözyaşlarını Düşün bu sevdanın aslı ne? Hangi rüzgar dağıtabilir ki duygularımızı, Hangi kalem yazabilir ki iç sızımızı, Hangi okyanus saklayabilir ki ağıdımızı, Hangi şarkı anlatır ki aşkımızı, Hangi yürek anlayabilir ki bizi? Sustum candamarım. Sustum, sen bilirsin beni... Ben bilirim seni. Biz bir avuç toprakta eş olduk, Biz bir damla gözyaşında sel olduk, Biz gurbetin türküsü olduk. Dinle... Sessizliği dinle Ve Suskunluğumda bul benliğimi.

BU GECE
Bu gece bambaşka bi gece benim için, Yalanlardan,sahtelerden arınmış gibiyim Öyle temiz,Öyle sakin,Huzurluyum ki bu gece, Senden kurtulmuş gibiyim...!
Sen ki hayatımın sonuna dek yanımda olucağını düşlediğim Sen ki varlığına güvenip hiçliğimi kabul ettiğim Sen;Sözüne güvenip yüreğimi senle sözlediğim Ve Sen ki Yaşadığım Koca Yalanım, Seninle geçen zamana acıdığım, Aldanıp Aldatanım, Herşeyim sanıp Hiçliğine şahit olduğumsun...!
Bu gece Çok başka benim için Varlığına kin güttüm yokluğuna Şükür ettim Senden,oyunlarından kurtulmuş gibiyim Öyle Ben'im ki bu gece, Hayata Belkide birdaha dilimi yakmaya korkmuyorum, Bu gece Senden Kurtulmuş Gibiyim...!
Aslında bu gece içimden yazmak bile gelmiyor sana, Ama yazıyorum çünkü içimdeki son zehri akıtıyorum İçimde sana kalan son parçayıda bırakıyorum bu yazıda, Biliyorum yine arıyacaksın beni mumla, Yine hayatımın yakınlarından geçip darmadağın etmeye çalışıcaksın beni, Biliyorum sensiz mutlu olmamı istemezsin, Ama buna hakkın yok be Aşk Arsız'ım Mutlu edemediğini mutsuz edemez ki insan! Artık kendine kendin gibi birini bul
Beni merak etme, Bu sefer yanılmıycam, Seni yanıltıcam
Boşuna demedim ya, Bu gece bambaşka bi gece, Senden arınmış gibiyim, Tertemizim...!!! Bugünü milat kabul ettim!
Çok çekti Çok Çok üzüldü Çok Habire alev alev yandı söndü bu yürek Ama yine yitirmedi o Aşk'a inancını....!!!
Seviyorum seni işte......zaten saklamadım da.... hiç bir şekilde düşünmeden... tartmadan... sorgulamadan sevdim seni.... yarını düşünmeden sevdim...beklentisizce sevdim...yok ki dahası... adeta su gibi aktın gönlüme...
ahhh birde hasretliğin olmasa.... nasılda özlüyorum bilemezsin... özlemim kıskançlıklara dönüp fırtınalar koparacak kadar esiyor ama biliyorum ki sen bunları sevmezsin...işte o zaman hep susturuyorum deli deli sözlerimi..suskun dilimde aşkımsın....düşlerimin pembesi... sevdamın moru...tenimin arzususun....
hele bir de bana gelişin var yaaa....yüzüme aşkının tatlı tebessümü yayılıp huzuruna dalıp giderim sen bilmezsin... sevdiğimi biliyorsun yaa baska söze ne gerek! ! !

SEN GİDERKEN DİYEMEDİKLERİM
Duydum ki; Unutmak istemişsin adımı, Yakmak istemişsin hatıralarımı. Ne diyebilirim ki, Ben senin günahlarına kefil olmuşken Sen adımı unutmaktan başla ilk önce. Sonra da hatıraları yakmakla devam et. Yeter ki sen unut beni.. Dağ olur katlanırım yalnızlığına, Toprak olur alışırım yokluğuna.. Unuttuğunu bilsem de , Yine ben kefen olurum acılarına.. Haydi adımı sil dudaklarından.. Sonra da , Fakir yüreğimi sonsuza dek çıkar hayatından.. Yollarında toz, Dudaklarında söz olmuşken.. Git hadi... Sana verebileceğim tek birşey vardı; Yamalı bir yürek.. Canımı " canından " sök de git... Merak etme, Gözlerimde kanasa da adın, Yüreğimde yine sana ağlarım. Sen istemesen de, Sen beni sevmesen de, Koynundan ölüme koşarım.. Giderken, Dudaklarıma mühürle taze günahlarını. Yüreğinde tek bir cümle kalmasın bana dair. Sen unut beni. Hatıraları da hiç yaşanmamış say... Dudaklarında ölmüşken, Ölümle hayat arasına Meteliksiz yokluğun girse Ne fark eder ki sevgili... Git hadi, Bırak sevdam ıslanmasın parmaklarında Bırak adım anılmasın dudaklarında.. Adımı unutmuşken, Beni iki dudağın arasına gömsen Ne fark eder ki sevgili.. Ben yaşarken " sana " ölmüşüm... Giderken benli hatıraları sök takvimlerinden. Sende hiç var olmadığımı, Yüreğine hiç dokunmadığmı düşün. Yarım bedenimi dudaklarında öldürerek git.. Hadi bekletme elindeki tetiği. Körpe acılarını , Soğuk namlunun ağzına verip Günahlarınla tam yüreğimden vur beni.. Yüreği beş para etmez bu aşığı, Bir ikindi vakti, İki dudağın arasına kefensiz göm..
YORGUN53 İLKER UZUN...
|